DOĞRU BİLDİĞİNİZ YANLIŞLAR

Osteoporoz riskim ortaya çıktığında süt içmem yeterlidir. Yanlış!

Osteoporoz, genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan, ancak temeli çocukluk ve ergenlik dönemine dayanan bir hastalıktır. Bu nedenle osteoporoz geliştikten sonra süt ve süt ürünleri tüketmeye başlamak geç olabilir. Kemik sağlığının gelişimi ve korunması için yaşamın her döneminde kalsiyumdan zengin süt ve süt ürünlerinin yeterli miktarlarda tüketilmesi gerekir.

Osteoporozdan korunmak için düzenli egzersiz yaparsam, süt içmeme gerek kalmaz. Yanlış!

Düzenli egzersiz, gençlikte kemik kütlesini artırır, yaşlılıkta ise kemik kaybını önlemeye yardımcıdır. Ancak, tek başına osteoporozdan korunmak için yeterli değildir. Osteoporozdan korunmak için bebeklikten itibaren yaşamın her döneminde yeterli ve dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak ve özellikle de her gün mutlaka süt içmek gerekir. Egzersiz yapan kişilerde kalsiyum kemiklere daha kolay yerleşmektedir.

Sütten alacağım kalsiyumu başka besinlerden alabilirim. Yanlış!

Sadece 1 su bardağı süt içerek aldığımız 240 mg kalsiyumu karşılamak için 3,5 kg elma veya 3 adet çavdar ekmeği veya 2,5 kg sığır eti yemek gerekir.

Osteoporoz orta yaş ve üstü kadınlarda görülen bir hastalıktır. Yanlış!

Osteoporoz menopoz sonrası kadınlarda daha sık görülmekle birlikte yaşlılıkta hem erkek hem de kadında görülen ciddi bir hastalıktır. Kadınlık hormonu olan östrojen kemik kaybını önler, menopoz sonrası kadınlarda östrojen azalmasına bağlı olarak kemik kayıpları artmaktadır. Fakat yaşlanmanın doğal bir süreci olan kemik kaybı, erkeklerde de görülmektedir. Ülkemizde, 60 yaşından sonra her 3 kadından ve her 5 erkekten birinde osteoporoz görülmektedir.

Sütü sevmiyorum, rahatsızlık verdiği için içemiyorum, süt içme alışkanlığım yok. Yanlış!

Süt içmenin, sütü sevmenin ve süt içme alışkanlığı kazanmanın çok kolay yolları vardır. Süt içmemek için çeşitli bahaneler üretmektense, osteoporozdan korunmak ve sağlığınızı korumak için süt içmenin önemini benimsemek ve sütü içmenin yollarını aramak gerekir.

Sütün içinde laktoz adı verilen doğal şeker bulunmaktadır. Laktozun sindirimi için gerekli enzim yetersizliği (laktaz enzimi yetersizliği) olan kişilerde süt tüketimi sonrasında bazı şikayetler gelişebilir. Genetik nedenler dışında rahatsızlık hissediyorsanız küçük bir fincanla süt içmeye başlayabilirsiniz. Ayrıca, meyveli süt içmeyi deneyebilir, çorba ve tatlılarınızda süt kullanabilirsiniz. İshal veya çok şiddetli gaz şikayetleriniz varsa, laktozu azaltılmış veya laktoz içermeyen süt ve süt ürünlerini tercih edebilirsiniz.

Süt kilo aldırıyormuş, bu yüzden içmiyorum. Yanlış!

Şişmanlık sadece bir besinin fazla miktarda tüketiminden değil, çeşitli besinlerin aşırı ve dengesiz oranlarda tüketiminden kaynaklanır. Ayrıca, yapılan araştırmalar süt gibi kalsiyumdan zengin besinleri içeren zayıflama diyetlerinin kilo kaybında daha etkin rol oynadığını, kalsiyumun safra asitlerini bağlayarak, sindirilen yağ miktarını azalttığını göstermektedir. Kilo kontrolünü sağlamak için fazla yağ tüketiminden kaçınıyorsanız, yağı azaltılmış sütleri tercih edebilirsiniz.

Süt sadece çocuk ve yaşlı içeceğidir. Yanlış!

Süt bebeklikten itibaren vücut için gerekli olan birçok besin öğesini içeren bir besindir. Çocukluk döneminde kazanılan alışkanlıklar ömür boyu sürdürülebilir. İleri yaşlarda yeni alışkanlıklar kazanmak oldukça güçtür ancak imkansız değildir. Şu ana kadar süt içme alışkanlığı kazanmadıysanız şimdi kolları sıvayıp, süt içmeye başlamalısınız. Osteoporozdan korunmak için hangi yaşta olursanız olun her gün mutlaka süt içmelisiniz.

Düzenli fiziksel aktivite yapmaya vakit bulamıyorum. Yanlış!

Hareketli bir yaşam, osteoporozun yanı sıra her zaman sağlıklı bir yapıya sahip olabilmek için önemlidir. Fiziksel aktivite, gençlikte kemik kütlesini artırır, yaşlılıkta ise kemik kaybını azaltır ve önler. Egzersiz eksikliğinde ise yaşla beraber kemikler de zayıflamaya başlar. Bu nedenle mutlaka yaş ve sağlık durumunuza uygun olarak düzenli egzersiz yapmalısınız.

Açık sütten yoğurt yapıyorum ve bu yoğurdu tüketiyorum. Yanlış!

Açıkta satılan sütler, sonucu ölüme kadar uzanan pek çok hastalık yapıcı mikrobu bünyesinde bulundurur. Sokak sütündeki mikropların ölmesi için 95 - 100°C'de en az 15 dakika kaynatılması gerekmektedir. Ancak araştırmalar, bu süreçte sütün insan beslenmesi için büyük önem taşıyan bileşenlerinde olumsuz değişiklikler ortaya çıktığını göstermektedir. Yani, sütü ne kadar kaynatırsanız kaynatın bu mikropları tamamen yok edemezsiniz, ama sütün besin değerini yok edersiniz. Bu sütle yaptığınız yoğurt da besin öğeleri yönünden yetersiz ve hastalık yapıcı mikroplar açısından zengindir. Bu nedenle yoğurdunuzu kendiniz yapıyorsanız UHT veya pastörize sütleri tercih etmelisiniz.